Ardahan tarihi

Åžehirlerin Tarihleri Add comments

. Dünya Savaşına Osmanlı Devletinin katılmasından sonra Harbiye Nazırı Enver PaÅŸa Kafkaslara doÄŸru büyük bir harekat baÅŸlattı. Amaç, Kafkaslarda kaybedilen toprakların alınması idi. Sarıkamış harekâtının baÅŸladığı günlerde Alman subayı Stange’nin kontrolündeki milis güçler Artvin, Ardahan ve Tiflis’i ele geçirmek için ileri harekâta geçtiler. 25 Aralık 1914′te Artvin üzerinden Yalnızçam ge­çidini geçen Türk ordusu, 29 Aralık günü Ardahan’a girdi.

Ardahan’ın kendileri açısından öneminin farkında olan Ruslar, 3 Ocak günü hücuma geçti. Arda­han’da bulunan Türk milis kuvvetleri, daha fazla dayanamayacaklarını anlayınca ÅŸehri boÅŸaltmak zo­runda kaldılar. Böylece Ardahan’ın hürriyet sevinci bir hafta sürmüş oldu. Durumu daha iyi anlayan Ruslar, Ardahan’daki kuvvetlerini üç kat arttırdılar.

Osmanlı ordusunun Sarıkamış’tan harekete geçtiÄŸi haberi Ardahan’da yeni bir sevinç dalgasının ortaya çıkmasına neden oldu. Harekât Allahuekber daÄŸlarının Sarıkamış cihetinden baÅŸlamıştı. Dağ­ların kuzey yönü ise Ardahan ve Göle yaylasına bakıyordu. Harekâtın baÅŸarılı olması durumunda Ar­dahan kurtarılacaktı. 14 Ocak 1915 gecesi, Osmanlı ordusu harekâta baÅŸladı. Tarihe, “Sarıkamış Faci­ası” olarak geçen bu harekât esnasında, Osmanlı Ordusunun büyük bir bölümü soÄŸuk ve açlıktan ÅŸehit oldu. Harekât baÅŸarısızlıkla sonuçlanınca, harekâtın ikinci ayağını oluÅŸturan Göle-Merdinik ve Ardahan hattı iptal edildi. Enver PaÅŸa, harekâtı durdurarak İstanbul’a döndü.

Ardahan’ın bir haftalığına Türklerin eline geçiÅŸi, bütün Türkiye’de çok büyük sevinç yaratmıştır. İstanbul gazeteleri, olayı hemen okurlarına duyurmuÅŸ İstanbul ve İzmir’den Ardahan’a kutlama telg­rafları yaÄŸmıştır. Ayrıca Güneyden Antep, MaraÅŸ, Urfa ve Mardin’den de Ardahan’a kutlama mesajla­rı gönderilmiÅŸtir.

Ardahan’a I. Dünya Savaşı sırasındaki kıtlık ve felâket günlerinde kardeÅŸ ellerden yardımlar yapıl­mıştır. “Baku Müslüman Cemiyet-i Hayriyesı’ Ardahan ve ilçelerinde birer ÅŸube açmış, çok sayıda yetime el atmıştır. Yine Azerbaycan’da yardım amacıyla faaliyet gösteren “KardaÅŸ KömeÄŸi” de Ardahanlı fakir ve hastalara çok büyük yardımlar yapmışlardır.

Bu dönemin Ardahan açısından dikkat çekici en önemli özelliÄŸi bölgeyle ilgisi olmayan Ermenile­rin Rus iÅŸgali sırasında bölgeye yerleÅŸme ve etnik temizlik yapma faaliyetleridir. Ruslar, sürekli olarak Ermenilerin Ardahan ve Kars taraflarına yerleÅŸmelerini teÅŸvik ettiler. 1855′te yürürlüğe giren Rus Ara­zi Nizamnamesi hayata geçirildi. Toprak mülkiyeti kaldırıldı, arazi devletin malı oldu. Bu uygulama­dan amaçlanan, burada Türk ve Müslüman nüfusun hukukî dayanaklarını koparmaktı. Her türlü di­nî eÄŸitim engellendi. Türk nüfus zorunlu olarak çalışmaya zorlandı. Amele sıfatıyla çalıştırılan Arda-hanlıların ücretleri ya ödenilmedi ya da hukuka aykırı gerekçelerle önemli ölçüde azaltıldı. Ardahan Türkleri’nin bu kara günlerde tek dostu Bakülü Kömekciler idi.

BREST-LİTOVSK ANTLAÅžMASI VE ARDAHAN’DA YENİ DÖNEM

1917′de Rusya’da BolÅŸevikler ihtilâl yaptılar. Çarlık rejimi yıkıldı. Yeni hükümet kayıtsız ve ÅŸartsız sa­vaÅŸtan çekildiÄŸini ilân etti. Rusya Hükümeti 3 Mart 1918′de Osmanlı Devletiyle barış yaptı. Müzakereler sırasında, Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı PaÅŸa, çok mükemmel bir konuÅŸma yaparak, Elviye-i Selâse yani Kars, Ardahan ve Batum meselesini gündeme getirdi. Hakkı PaÅŸa Kars-Ardahan ve Batum’un Türk yurdu olduÄŸunu vurgulamış, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında bir kısmının savaÅŸ tazminatı olarak Çar­lık Rusyası’na terk edilmek zorunda kalındığını söylemiÅŸtir. Rusya delegasyonundan Sokolnikov, öneri­ye karşı çıkmışsa da bölge halkının kendi geleceklerini belirleme fikrine ses çıkarmamışlardır.
Sovyet heyeti üyesi L. M. Karahan, Brest-Litovsk’tan 4 Mart 1918′de çektiÄŸi telgrafında, Kars-Arda­han ve Batum’un Türkiye’ye bırakıldığını yazıyordu. Yalnız Elviye-i Selâse’den çekilme plânının uy­gulanması gerekiyordu. Trabzon Konferansı bu konudaki çalışmaları devam ettirdi.
I. Dünya Savaşı esnasında Rusların kontrolünde bölgede etnik temizliÄŸe giriÅŸen Ermeniler, Ana­dolu’daki ilk büyük kıyımlarını Ardahan ve çevresinde yaptılar. Çıldır, Göle, Hanak ve Ardahan köy­lerinde giriÅŸtikleri katliamlarda 150 Türk köyünü yaÄŸma ve talanla yerle bir ettiler. ÇoÄŸu kadın ve ço­cuk yaklaşık 20.000 Türkü katlettiler. AÅŸağıda kısa bir bölümü aktarılan ağıtlar 1915 Ardahan kırgını­nı anlatmaktadır:

Brest-Litovsk antlaÅŸması ile Ardahan’ın düşman iÅŸgalinden kurtuluÅŸu istanbul’da büyük sevinçle karşılandı.

Brest-Litovsk barışıyla ortaya çıkan Ardahan ve Kars’ın kurtuluÅŸ sevinci fazla uzun sürmedi. Birin­ci Dünya Savaşı’nda Osmanlı împaratorluÄŸu’nun müttefikleri yenilip savaÅŸ dışı kalınca, Osmanlı Dev­leti de çok ağır hükümler taşıyan Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı. Mondros Müta­rekesine göre Osmanlı Devleti, Elviye-i Selase’yi boÅŸaltmak zorundaydı. Büyük devletlerin gizli mak­sadı bölgede kendi himayelerinde bir Ermenistan devleti kurmaktı. I. Dünya Savaşı sonrası popüler olan Wilson Prensipleri’ne göre her millet yaÅŸadığı yerde Self-Determinasyon hakkına sahipti. Yani nüfus olarak çoÄŸunlukta oldukları yerlerde kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptiler. Büyük devlet­lerin himayesinde olan Ermeniler, bölgede aleyhlerine olan nüfus dengesini lehlerine çevirebilmek amacıyla katliamlara, yani bir etnik temizlik harekâtına giriÅŸtiler. Ayrıca Gürcülerin de Ardahan üze­rinde talepleri vardı. Ermeniler, Kars dahil bütün Güney Kafkasya’nın tarihî olarak Ermenistan hu­dutları içerisinde olduÄŸunu iddia ediyorlardı.

Gürcüler 20 Nisan 1919′da Ardahan’ı iÅŸgal ettiler. Göle’ye kadar ilerleyen Gürcüler bu sırada Ar­dahan’da konuÅŸlanmış bulunan Millî Kuvvetler tarafından püskürtüldüler. Aynı anda harekete geçen eli kanlı Ermeni çeteleri, yörede binlerce silahsız ve savunmasız Türkü katlettiler.

KARS MİLLİ İSLÂM ŞURASI VE CENUBÎ GARBİ KAFKAS HÜKÜMETİ

“Åžura” kelimesi Osmanlı Dünyasına yeniliklerden sonra girmiÅŸ bir kelimedir. KonuÅŸmak ve karar vermek için toplanma anlamına gelmektedir. Mütareke sonrası Osmanlı Devleti’nin bölgede varlığı sona erdiÄŸinden, büyük devletlerin himayesinde, bölgeyi Ermenistan’a dahil etme çabaları baÅŸladı. Bölgede ezici bir çoÄŸunluÄŸa sahip olan Türk-Müslüman halk, Wilson ilkeleri doÄŸrultusunda oluÅŸacak fiilî bir durumu engellemek amacıyla Kars, Batum, Ardahan, Oltu ve DoÄŸubayezid’i içerisine alacak olan bağımsız bir Türk Devleti kurma çabalarının içerisine girdiler, iÅŸte Kars Millî islâm Åžurası, Oltu islâm Åžurası ile I. ve II. Ardahan Kongreleri, bu sürecin çok önemli parçalarıdır. Mütareke sonrası Kars’taki aydınlar bir araya gelerek Kars Milli İslâm Åžurası’m teÅŸkil ettiler. 5 Kasım 1918 ile 19 Nisan 1919 tarihleri arasında çalışmalarını sürdüren bu yerel hükümet, kısa da olsa millî varlığımızın orta­ya konması açısından önemlidir, ingilizlerin destekleyeceÄŸi bir Ermeni devletini oluÅŸturacak geliÅŸme­lerin önüne geçmek isteyen Kars ve Ardahanlı aydınlarca 5 Kasım 1918′de “Kars Millî İslâm Åžurası Mer-kez-i Umumisi” teÅŸekkül ettirildi. Daha sonra çalışmalarını hızlandıran ÅŸura 18 Ocak 1919′da “Cenub-i Garbi Kafim Hükümeti Muvakkata-i Milliyesf adını aldı. 19 Nisan’da ingilizler tarafından bu hüküme­te son verilerek kurucuları ve ileri gelenleri Malta’ya sürgüne yollandı.

Kars’ta olduÄŸu gibi Ardahan’da da Milli KuruluÅŸlar göze çarpmaktadır. “Ardahan Milli İslam Åžura­sı” bir avuç vatansever aydının gayretleriyle kurulmuÅŸ ve Kars ile aynı paralelde hareket etmiÅŸtir. Kars’ın faaliyetlerine ingilizlerce son verilmesi üzerine Gürcüler de harekete geçerek, Ardahan Milli İslam Åžurası’nı 26 Nisan 1919′da askeri yöntemlerle dağıttılar.

KURTULUÅž VE ÅžANLI BAYRAÄžIMIZA KAVUÅžMA (23 ÅžUBAT 1923)

Ardahan, uzun zamandan beri beklediÄŸi kurtuluÅŸ ve ÅŸanlı bayrağı­mıza kavuÅŸma hülyasını 23 Åžubat 1321 günü gerçekleÅŸtirdi. Gürcü bir­liklerinin ÅŸehri boÅŸaltmasının ardın­dan, öğleden sonra Yüzbaşı Osman Bey’in komutasındaki Türk birlikleri ÅŸehre girdi. Halkın içten karşılaması, Allah’a yapılan şükürler, kesilen kurbanlar çok güzel bir havayı aksettiriyordu. Ardahan’a Türk Bayrağı çekildi. TBMM, DoÄŸu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Pa­şa’ya bir teÅŸekkür telgrafı çekti. Fevzi PaÅŸa da Kazım Karabekir PaÅŸa’ya çektiÄŸi telgrafta “Ardahan ve Artvin ‘i kurtaran Åžark Ordumuzun kahraman komutanlarım ve askerlerini tebrik ederim” diyordu.24 Åžubat 1921′de Ardahan Livası adına HamÅŸioÄŸlu Celal ve İsa, ileri gelenlerden Mehmet Ali ve Karaman imzalarını taşıyan bir telgraf Kâzım PaÅŸa’ya teÅŸekkür olarak gönderildi. Aynı mealde bir telg­raf da TBMM’ne gönderildi.

Åžark Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir PaÅŸa 24-26 Ekim tarihleri arasında Ardahan’ı ziyaret et­miÅŸ, beraberindeki heyete Ermeni ve Rusların burada yaptıkları kıyımları anlatmıştır.

RDAHAN’IN İL OLMASI (1992)

Ardahan, yarım yüzyıldan fazla, tam 66 yıl Kars iline baÄŸlı bir ilçe olarak yer aldı. 27 Mayıs 1992 ta­rih ve 3806 sayılı kanun ile tekrar 1921′deki gibi bir İl haline getirildi. Ardahan’ın Bakanlar Kurulu Kararıyla il yapıldığı 3806 sayılı kanunun 1. Maddesi şöyledir:

Madde 1- Kars iline baÄŸlı Ardahan ilçe merkezi olmak ve ekli (13) sayılı listede adları yazılı ilçe, bucak, kasaba ve köyler baÄŸlanmak suretiyle Ardahan adı ile “İL” kurulmuÅŸtur.

Leave a Reply

Cityinturkey.com Turkiyedeki tatil sehir yore ve merkezlerini taniyin otel siteleri bedava.!