Afyonkarahisar adında geçen “afyon”, Latince’de tıpta ilaç yapımında kullanılan haÅŸhaÅŸ bitkisinin özsuyu için kullanılan “opium” kelimesinin zamanla yazılış ve söyleniÅŸte deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramış halidir. “Opium” kelimesi, “afium”, “afiom”, “afion”dan sonra “afyon” haline gelmiÅŸtir.

Yaklaşık 3 bin 350 yıllık tarihe sahip olan “Karahisar Kalesi” de ÅŸehrin güneyinde, yerden 226 metre yükseklikteki trakit bir kaya kütlesi üzerinde bulunmaktadır. Kaleyi Hitit Kralı 2. MurÅŸil MÖ 1344′teki Arzava Seferi sırasında askerlerine sığınak olarak yaptırmıştır ve kale Hapanova Kalesi (Yüksek Tepe Åžehri) adıyla anılmıştır. Frigler döneminde Hapanova Kalesinin eteklerine bir köy olarak kurulan ÅŸehrin bilinen klasik çaÄŸlardaki en eski adı Akronio’dur. Romalılar döneminde bu adın gerek paralar üstünde gerekse Latince kitabelerde ve diÄŸer kaynaklarda Akronium ÅŸeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Akrones, Akroenos, Latince ÅŸeklinin halk arasında ve daha sonra Bizanslılar döneminde deÄŸiÅŸmiÅŸ ÅŸeklidir.
Malazgirt Savaşından sonra Sultan I. Mesut’un emri ile Akronium Kalesi’nin eteklerine KaraÅŸar Türkleri yerleÅŸmiÅŸ ve daha sonra kaleye Karahisar adı verilmiÅŸtir. Karahisar ve yöresi, Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali’nin “Sahip” unvanı nedeniyle “Karahisar-ı Sahip” olarak anılmıştır. Karahisar-ı Sahip “Vezirin Karahisarı” anlamına gelmektedir.
İlin adı Osmanlı arÅŸivlerinde de “Karahisar-ı Sahip” olarak geçmekte, bu dönemde Afyonkarahisar adının yöresel olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ise “Afyonkarahisar” olarak anılmış, Atatürk Nutuk’ta da 34 ayrı yerde Afyonkarahisar adını kullanmıştır.
Tarihi
Afyonkarahisar, coÄŸrafi konumu itibariyle bir geçiÅŸ ve kavÅŸak noktasındadır. Böyle bir coÄŸrafi konum nedeniyle Hititler’in Arzava seferine giderken buradan geçmesi gerekmiÅŸ, Frigler bu bölgeye yerleÅŸmiÅŸ, Persler için “Apemeia” merkez olmuÅŸ, Büyük İskender’in ordusu bu bölgede savaÅŸmış ve ardından Anadolu’yu paylaÅŸmış, Roma için büyük önem taşıyan ticaretin can damarı olan yollar Afyonkarahisar’da kesiÅŸmiÅŸ, Bizanslılar bölgeyi askeri üs olarak kullanmıştır. Araplar ve daha sonra Türkler için Afyonkarahisar, Anadolu’nun alınabilmesi için öncelikle alınması gereken yer olma anlamı taşımıştır.
Türklerin Anadolu’ya yerleÅŸmesi sürecinde önemli bir yeri olan Miryakefalon Savaşı bu topraklar üzerinde yapılmış, Selçuklular için üs olmuÅŸ, Osmanlılar Anadolu’yu Osmanlı bayrağı altında birleÅŸtirmek için KaramanoÄŸullarına burada saldırmış, Anadolu’yu ele geçirmek isteyen Yunanlılar burada üs oluÅŸturmuÅŸtur. Ulu Önder Atatürk, KurtuluÅŸ Savaşında son derece önemli bir nokta olan Büyük Taarruz’u bu topraklarda Kocatepe’de yönetmiÅŸtir.
Milli Mücadele’de Yeri
“Afyonkarahisar, son büyük zaferin kilidi oldu, esası oldu. Afyonkarahisar, tarihi mücadelemizde unutulmaz parlak bir sayfaya malikdir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Afyonkarahisar 21 Ekim 1925)
Afyonkarahisar, Milli Mücadele sürecinin başından sonuna kadar askeri ve lojistik pek çok durumda önemli roller üstlenmiÅŸtir. BulunduÄŸu konum nedeniyle demiryolu ulaşımında önemli bir yeri olan Afyonkarahisar, bu dönemde İngiliz, Fransız ve İtalyan ve daha sonra da Yunan askeri birlikleri tarafından iÅŸgal edilmiÅŸtir. Afyonkarahisar, Yunanlılar tarafından 2 kere iÅŸgal edilmiÅŸ, 2. iÅŸgal Büyük Taarruz’a kadar devam etmiÅŸtir. Afyonkarahisar 20 Ekim 1920′den sonra Batı Cephesi Karargahı olmuÅŸtur.
Milli Mücadele sırasında, 2 AÄŸustos 1920′de Afyonkarahisar Kongresi toplanmıştır. Kongreye Mustafa Kemal baÅŸta olmak üzere Konya, UÅŸak ve Nazilli Müdafaa-i Hukuk DerneÄŸi temsilcileri katılmıştır. Afyonkarahisar Kongresi sonunda daha önceki kongrelerde sözü edilen otonomi tezi reddedilmiÅŸ ve Türkiye Büyük Millet Meclisi hukukuna girilmiÅŸtir. Afyonkarahisar Kongresi Batı Anadolu kongreler sisteminin sonuncusudur.
Afyonkarahisar, Milli Mücadele yıllarında Kuvayi Milliye’nin hasta ve yaralı askerlerinin tedavi edildiÄŸi merkezlerden birisiydi. Trenle taşınan hasta ve yaralılar Afyonkarahisar ve diÄŸer merkez olan Denizli’de tedavi edilmiÅŸtir. Afyonkarahisar’daki hastanenin bir bölümü daha sonra AlaÅŸehir’deki ihtiyaç nedeni ile buraya taşınarak hizmet vermiÅŸtir. Hastanelerin ilaç ihtiyacı da Afyonkarahisar Sıhhiye Deposundan karşılanmıştır. 12. Kolordu’nun merkezi Afyonkarahisar’a alınmış, bu kolordu için savaÅŸ koÅŸullarında önemli bir yeri olan hayvan hastanesi de bir süre Bolvadin’de yer almıştır. Daha sonra da Dinar’da böyle bir hastane kurulmuÅŸtur.
BaÅŸkomutan Mustafa Kemal, 26 AÄŸustos 1922′de Büyük Taarruz’u, Afyonkarahisar’ın merkez ilçesine baÄŸlı Büyük Kalecik kasabası sınırları içinde yer alan 1.874 rakımlı Kocatepe’den baÅŸlatmış ve günümüzde de varlığını sürdüren siperden bizzat sevk ve idare etmiÅŸtir. Kocatepe’ye, Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1953 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nca anıt yapılmış ve üzerine yazıt konulmuÅŸtur. Kültür Bakanlığı da 1993 yılında Atatürk Anıtı ve çevre düzenlemesi yapmış ve Kocatepe ziyarete açılmıştır. Bronzdan yapılan Atatürk Anıtı 4 ton ağırlığında ve 7.5 metre yüksekliÄŸindedir.
Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele’den sonra 31 kere Afyonkarahisar’a uÄŸramış, 11′inde ÅŸehri gezerek incelemelerde bulunmuÅŸtur.
Konumu ve Ulaşım
Afyonkarahisar Ege Bölgesinin İçbatı Anadolu Bölümü sınırları içinde kalan ve toplam yüzölçümü 14.570 km2 olan bir ildir. Kuzeyde EskiÅŸehir, doÄŸuda Konya, batıda UÅŸak, güneyde Burdur, kuzeybatıda Kütahya, güneydoÄŸuda Isparta, güneybatıda Denizli ile komÅŸudur. Denizden yüksekliÄŸi 1.034 m. olan Afyonkarahisar’ın merkez ilçe ile birlikte 16 ilçesi vardır. Afyonkarahisar il sınırları Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri olmak üzere üç bölge üzerindedir.
Afyonkarahisar kara ve demiryollarının ülkemizi doÄŸudan batıya, kuzeyden güneye baÄŸlayan bölgelerarası bir kapı konumundadır. Önemli kara ve demiryollarının kesiÅŸme noktasında yer alan ve coÄŸrafi konum itibariyle birçok bölgeyi birleÅŸtiren özelliÄŸi nedeniyle Afyonkarahisar’a ulaşım da kolaydır. Afyonkarahisar’ın bazı önemli bazı ÅŸehirlerimize olan uzaklığı şöyledir: Afyonkarahisar-İstanbul arası 457 km., otobüsle yaklaşık 6 saat; Afyonkarahisar-Ankara arası 257 km., otobüsle yaklaşık 3 saat; Afyonkarahisar-İzmir arası 325 km., otobüsle yaklaşık 5 saat, Afyonkarahisar-Antalya arası 287 km., otobüsle yaklaşık 3.5 saat, Afyonkarahisar-Konya arası 230 km., otobüsle yaklaşık 3 saat.
Afyonkarahisar, konumu ve geçmiÅŸte yapılan yatırımlar sonucunda bugün demiryolu açısından son derece ÅŸanslı bir durumdadır. Afyonkarahisar il merkezi 4 ayrı demiryolu hattının birleÅŸtiÄŸi noktada bulunan tek il merkezidir. Afyonkarahisar’a ülkemizin pek çok ilinden demiryolu ile ulaşım da mümkündür.
İklim
Afyonkarahisar’da karasal iklim görülse de bu iklimi Ege Denizinden gelerek az da olsa yumuÅŸatan hava akımları mevcuttur. Yazlar sıcak ve kurak, baharlar ılık ve yağışlı, kışlar soÄŸuk ve kar yağışlıdır. En sıcak ay ortalaması 22.1 derece, en soÄŸuk ay ortalaması ise 0.3 derecedir. Afyonkarahisar’da bugüne kadar görülen en düşük sıcaklık -27.2 derece (30 Aralık 1948) en yüksek sıcaklık da 39.8 derecedir (29 Temmuz 2000).
Turizm
Afyonkarahisar, tarihi ve doÄŸal güzellikleri ile yüksek bir turizm potansiyeline sahiptir. Binlerce yıllık bir geçmiÅŸe sahip bir yerleÅŸim merkezi olan Afyonkarahisar’da Hitit ve Friglere ait tarihi kalıntılar ile Selçuklular ve Osmanlılar’dan kalma eserler bakımından son derece zengindir. Tüm bunlar zengin bir kültürü ve sanatı yansıtmaktadır. Afyonkarahisar Ömer, Gecek, Gazlıgöl, Hüdai ve Heybeli kaplıcaları ve buralardaki çaÄŸdaÅŸ otel ve moteller ile ülkemizde termal turizmi bakımından baÅŸta gelen illerdendir. Romatizma, eklem bozuklukları, kadın hastalıkları, çocuk felci, solunum yolları hastalıkları, ÅŸiÅŸmanlık, nevrotik bozukluklar ve kalp hastalıklarının tedavisinde etkili olan kaplıca ve içmeler saÄŸlık turizmi için önem taşımaktadır.
Afyonkarahisar’da MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Döğer Aslankaya Tapınağı, Döğer Kapıkaya I ve II tapınakları, MaltaÅŸ Tapınağı, Demirli Kalesi Tapınakları bulunmaktadır. Bu tapınaklar Friglerde tanrıların anası ve bereket tanrıçası olan Kübele’ye tapınım için yapılmıştır. Karahisar kalesinin de üst bölümündeki kaya kütlecikleri oyularak Kübele için basamaklar, koltuklar ve mihraplar yapılmıştır. Tüm kütle olarak Kübele’nin doÄŸal simgesi olan kalenin üst bölümü de Kübele tapınım yeridir. Yine Göynüş Vadisindeki AslantaÅŸ ve YılantaÅŸ Kaya Mezarları, Ayazini, Selimiye ve Beyköy Yumrutepe Kaya Mezarları da Kübele kültüne aittir. Çevresine bitiÅŸik kaya odaları ile manastır yapısında olan Ayazini, Kırkinler, Memeç Kaya Kiliseleri ve Böcü İnleri Kilisesi ile Yedikapılar Manastırı da Afyonkarahisar’dadır.
Selçuklu döneminin eÅŸsiz örneklerinden olan Ulu Camii 1272-1277 yıllarında yapılmıştır. AhÅŸap olan caminin sırlı tuÄŸlaları, baklava dilimli tuÄŸla minaresi ve dikdörtgene yakın yamuk planı vardır. Osmanlı Dönemine ait olan, hamam ve medrese ile bir külliye ÅŸeklindeki Gedik Ahmet PaÅŸa Camii de Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet PaÅŸa tarafından Anadolu BeylerbeyliÄŸi döneminde yaptırılmıştır. Cami, halk arasında İmaret Camii olarak anılmaktadır. Kesme taÅŸtan yapılan Abdürrahim Mısri Camii de 1483′te kesme taÅŸtan yapılmış bir camidir. Kuyulu Camii, Otpazarı Camii, Sandıklı Ulu Camii, Sultan Alaaddin Camii, Mevlevi (Türbe) Camii, Afyonkarahisar’daki diÄŸer tarihi camilerdir. Afyonkarahisar’da tarihi tekkeler, kümbetler ve türbeler, eÄŸitim yapısı olarak kullanılan medreseler, ticari yaÅŸamda önem taşıyan kervansaraylar ve hanlar da bulunmaktadır. Tarih boyunca önemli bir kaplıca ve ılıca merkezi olan Afyonkarahisar’da çok sayıda da tarihi hamam mevcuttur.
Ekonomi
Afyonkarahisar ekonomisinde termal turizminin; mermer, et ürünleri, un, yem, yaÄŸ, tuÄŸla ve lastik imalat sektörünün; geleneksel lezzetler olan sucuk, lokum, kaymak ve haÅŸhaşın önemli bir yeri vardır. Organize Sanayi Bölgesi de Afyonkarahisar’ın kara ve demiryollarının kesiÅŸim noktasında bulunan konumu nedeniyle hızlı bir geliÅŸim göstermektedir.
Termal turizmine yönelik yatırımlar son yıllarda büyük artış göstermiş, buna bağlı olarak da ekonomi için önemli bir alan olmuştur. Termal kaplıcaların, modern tıp bilgileri ve teknolojisi ile birleştirilerek kapsamlı tedavi ve konaklama merkezleri haline getirilmesi yolunda önemli adımlar atılmaktadır.
Özellikle İscehisar ilçesi ve çevresinde çıkarılmakta olan mermer mimaride, hediyelik eşya ve el sanatlarında kullanılan doğal bir malzemedir. Mermerin yurtiçine ve yurtdışına satışından elde edilen gelir Afyonkarahisar ekonomisinde büyük önem taşımaktadır.
Başlangıçta tarıma dayalı bir gelişim gösteren sanayi sektörü, bugün çeşitli sektörlere yapılan yatırımla gelişim gösterir niteliktedir. Sanayinin lokomotif sektörleri doğal taş işleme ve gıda sektörleridir. Afyonkarahisar sanayisinde 335 mermer tesisi, 125 gıda tesisi, 30 toprak tesisi, 10 yem ve katkı tesisi, 5 ambalaj tesisi, 4 dokuma tesisi, 8 orman ürünleri tesisi üretim yapmaktadır. Ürünler sadece Afyonkarahisar ve bölgesine değil tüm bölgelere ve hatta yurtdışına pazarlanmaktadır.
Afyonkarahisar Mutfağı
Afyonkarahisar mutfağı geleneksel lezzetleriyle zengin bir çeÅŸitliliÄŸe sahiptir. Özellikle hamur iÅŸlerinde haÅŸhaÅŸ ve haÅŸhaÅŸ yağı yağı kullanımı yaygındır, yemeklerde ise etin özel bir yeri vardır. Nohut ve buÄŸdaydan elde edilen göce ve düğü (ince çekilmiÅŸ bulgur) yemeklerde çokça kullanılmaktadır. Afyonkarahisar mutfağında 20′den fazla çeÅŸitte yemeÄŸi yapılan patlıcanın özel bir önemi vardır. “Patlıcan böreÄŸi” ise Afyonkarahisar’a özgüdür. Afyonkarahisar’da özel günlerde kurulan meydan sofralarında toplu yemek yenir ve bu yemeÄŸe “sıra yemeÄŸi” adı verilir. Sıra yemeÄŸinde yemek çeÅŸidi, verilen davetin özelliÄŸine göre 10-15 çeÅŸit yemekten 40 çeÅŸit yemeÄŸe kadar çıkabilmektedir. Sıra yemeÄŸinin sonunda, sindirimi kolaylaÅŸtırması için “bamya çorbası” verilmesi de Afyonkarahisar’a özgü bir gelenektir. Afyonkarahisar’ın yerel lezzetleri arasındaki çorbalardan sakala çarpan, toÄŸga, göce tarhanası; et yemeklerinden bütüm et, ramazan kebabı, paçık, duvaklı; sebze yemeklerinden patlıcan böreÄŸi, ilibada dolması, patlıcan-pırasa-maydanoz-kabak ve düğülü musakkaları, düğülü yaprak dolması ve ekÅŸili bamya tadılması gereken lezzetlerdir. Hamur iÅŸlerinde de arabaşı, aÄŸzı açık, bükme, haÅŸgeÅŸli (haÅŸhaÅŸlı) börek, ocak bükmesi, katmer, cızdırma ve öğmenin ayrı bir yeri vardır. Afyonkarahisar’a özgü kaymak ve kaymaklı ekmek kadayıfı da sofraların vazgeçilmez lezzetidir.
Kaymak
Afyonkarahisar’a özgü bir süt ürünüdür. Manda ve inek sütünden elde edilen kaymağın makbul olanı daha lezzetli ve dayanıklı olması nedeniyle manda sütünden yapılanıdır.
Sucuk
Sucuk, Türklerin pastırma ve kavurma ile birlikte Orta Asya’dan beri tükettiÄŸi et ürünlerindendir ve Afyonkarahisar ile özdeÅŸleÅŸmiÅŸtir. Yapımı için en uygun dönem ekim ve kasım ayları olan sucuk, çiÄŸ et, tuz ve baharatla “piÅŸirilerek” yapılır.
HaÅŸhaÅŸ
Ekimi ve alımı devlet kontrolü ve izni ile yapılan haÅŸhaşın ülkemizdeki üretiminin çok büyük bir bölümü Afyonkarahisar’da yapılmaktadır. HaÅŸhaÅŸ, Afyonkarahisar mutfağında özellikle hamur iÅŸlerinde çokça kullanılmaktadır.
Lokum
Geleneksel bir Türk tatlısı olan lokum dünyaya Türklerden yayılmıştır. Meyveli, bademli, fındıklı, fıstıklı, cevizli, kaymaklı ve güllü gibi çeÅŸitleri olan lokum Afyonkarahisar’da yıllardır büyük bir ustalıkla üretilmektedir.
Kaymaklı şeker
Kaymaklı şeker 20. yüzyılın başlarında şekerci Salih Usta tarafından yapılmıştır. Kaymaklı şekerin kalitelisi kaliteli kaymaktan, kaliteli kaymak da besili mandalardan elde edilir.
Kiraz
Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde yetiÅŸtirilmekte olan kirazı, dünyadaki pek çok ülkeden talep görmektedir.

Oteller hakkinda yorumlar